YÜKLENİYOR
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet Belediye Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.
Belediyenizin tüm öğrenim kademelerindeki öğrencilere yönelik beslenme desteği kapsamındaki çalışmalarından bahseder misiniz? Süreci koordine etmek için ayrı bir birim oluşturdunuz mu?
FATMA KAPLAN HÜRRİYET: Öğrencilerin günlük beslenme masrafı için ailelere destek olmak, bir öğün de olsa kaliteli ve sağlıklı beslenmelerini sağlamak amacıyla eylül ayında “Beslenme Saati” projemizi hayata geçirdik. “Beslenme Saati” projemizi, Başkan Yardımcısı Sibel Solakoğlu ve Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Yasemin Gözkonan Kahveci ile başlattık. Hemen harekete geçtik, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen ilkokulların müdürleriyle görüştük. İlçemizdeki dezavantajlı mahallelerde bulunan dört ilkokulda “Beslenme Saati” projemizi uygulamaya başladık. Belediyemizin aşevinde hazırlanan kuru fasulye, pilav, nohut, köfte, kek, börek ve pizza gibi gıda ürünlerinden bir beslenme çantası oluşturduk. Beslenme çantasına, meyve ya da meyve suyu gibi destek gıda ürünleri de koyduk. Okul müdürlerinin ve öğretmenlerin desteğiyle dezavantajlı mahallelerdeki anaokulu ve ilkokulu öğrencilerine sağlıklı ara öğün veya sıcak yemek ulaştırmaya devam ediyoruz. Projemizin İzmit’teki tüm dezavantajlı okullarda uygulanması için İzmit Kaymakamlığı’yla, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’yle görüştük. Ancak protokol yapamadık. İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, bize resmî bildirim yapmadan şifahi altı okul iletti. Altı okuldan ikisi, protokol olmadığı için korktu ve okullarında yemek dağıtmamıza onay vermedi. İlçemizdeki diğer okullara da çağrı yaptık, ama siyasi korkular nedeniyle kabul etmiyorlar.
Erken çocukluk dönemi, ilk ve ortaöğrenim dahil olmak üzere çocuklar için beslenme desteğini planlarken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?
FATMA KAPLAN HÜRRİYET: Aileler, çocuklarının okul masraflarını karşılamakta zorlanıyor. Çocukların çoğu, kahvaltı yapmadan veya öğle yemeği yemeden okula gitmek zorunda kalıyor. Beslenme çantası hazırlamak bile lüks oldu. “Beslenme Saati” projemize başlarken, ilçemizin dezavantajlı mahallelerini sosyo-ekonomik açıdan inceledik, öğrencilerin ihtiyaçlarını tespit ettik, bu doğrultuda çalışmalar yaptık. Sağlıklı gıdaya erişmekte zorlanan bölgeleri belirledik. “Beslenme Saati” projemiz için belediyemizin aşevinden yararlanmaya karar verdik. Aşevinde görev yapan gıda mühendisleri ve aşçılar, çocukların ihtiyacına göre kalori hesabı yaparak yemekleri hazırlıyor. Ara öğün desteği verdiğimiz okullarda çocuk ayrımı yapmıyoruz. Ülkemizdeki ekonomik krizin çocukları etkilemesine izin vermemeliyiz. Biz de bu konuda iyi bir örnek olmak istiyoruz.
Üniversite öğrencilerinin sağlıklı, kaliteli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşması için hayata geçirdiğiniz uygulamalar nelerdir?
FATMA KAPLAN HÜRRİYET: Biz, “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir,” düsturuyla yetiştirildik. İzmit’te kimse yatağa aç girmesin diye çalışıyoruz. İlçemizde üniversite öğrencilerinin sayısı fazla. Aileler, şartlarını zorlayarak evlatlarını başka bir kente okumaya gönderiyor. Bu nedenle üniversite öğrencilerinin en azından bir öğün yemek yiyebilecekleri bir yer hazırlamak istedik. İlçemizdeki bir kültür merkezinin bir bölümünü aşevine dönüştürdük, üniversite öğrencileri için yemekhane oluşturduk. Üniversite öğrencileri, hafta içi her akşam bu yemekhanede ücretsiz yemek yiyebiliyor. Aşevinde, protein ve karbonhidrat ağırlıklı üç çeşit yemek çıkarıyoruz, yoğurt, ayran, meyve suyu gibi destekleyici gıdalarla öğrencilere destek oluyoruz. Belediyemizin sosyal tesislerindeki fiyatları da öğrencilerin bütçesine uygun hâle getirdik.
Beslenme desteğine ilişkin çalışmalarınızda uzmanlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, eğitim kurumlarıyla işbirliği yapıyor musunuz? Bütçe, mevzuat ve işleyiş açısından sorun yaşıyor musunuz?
FATMA KAPLAN HÜRRİYET: “Beslenme Saati” projemizle ilgili protokol yapmak için İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne dosyamızı sunduk, bize protokol yapmayacaklarını söylediler, dezavantajlı mahallelerdeki okulların yöneticileriyle görüşerek öğrencilere ara öğün verebileceğimizi bildirdiler. Biz de dezavantajlı mahallelerdeki okulları ziyaret ettik, projemizle ilgili görüşmeler yaptık. Projemizi kabul eden okullarda “Beslenme Saati” uygulamamızı başlattık. Diğer okullara da çağrıda bulunduk. Bazı okullar siyasi nedenlerden ötürü korkuyor. Okul müdürlerinin siyasi korkuları ve protokol olmaması nedeniyle tüm okullara ulaşmakta zorlanıyoruz. Okul müdürleri isterse, okullarında “Beslenme Saati” uygulamamızı hemen başlatabiliriz. Bunu yapabilecek güce sahibiz. Amacımız, çocuklara ve ailelere destek olabilmek. Diğer kurum ve kuruluşların da çocuklara yönelik bu tarz projeleri geliştirmesini, kendi illerinde, ilçelerinde, köylerinde uygulamasını istiyoruz. Devletin tüm kurumlarıyla, belediyelerle, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte ülkenin ekonomik durumunun çocukları etkilemesine izin vermemeliyiz.